Osmanlılarda Polis
(1879 - 1908 Dönemi)
1876 yılında Tanzimat ve Islahat hareketleri
çerçevesinde Avrupa'daki örneklere göre bir polis teşkilatı
kurulmasına birinci meşrutiyetin ilanından sonra oluşan
hükümet programında yer verilmiş ve 1879 da Zaptiye
Nezareti kurulmuştur.
Başlangıçta İstanbul ve çevresinde teşkilatlanarak güvenlik
işlerini yürüten zaptiye nezareti daha sonra ülke çapında
kuruluşları bu nezaret tarafından tek merkezden yönetilmiştir.
Bugünkü Emniyet Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerini
yürütmüş olan Zaptiye Nezareti 1909 da kaldırılmıştır.
1845 yılında kurulan polis teşkilatı 1867 ve 1879 dan
sonra da 1881 - 1886 - 1898 ve 1907 yıllarında yapılan
düzenlemelerle sürekli gelişmiş ve genişlemiştir. Bu
dönemde; 1881'de İstanbul'da düzen ve güvenliği sağlıyan
Asakir-I Zaptiye teşkilatı kaldırılmış ve yerine Polis
Teşkilatı kurulmuştur. Bu merkez kuruluşu İstanbul,
Üsküdar, Beyoğlu Polis Müdürlükleri ve Beşiktaş Polis
Memurluğu olarak, dört polis dairesi de merkezlere bölünmüştür.
Her polis dairesi bir polis müdürü ile bir başkan ve
iki üyeden oluşan bir polis meclisi ve her merkez bir
serkomiser tarafından yönetilmiştir. Zamanla, polis
meclisinin üye ve her daireye bağlı serkomiserlerinin
sayısı çoğalmıştır. 1886 yılından sonra, İstanbul polis
müdürlüğü dışındaki diğer müdürlüklere mutasarrıflık
adı verilmiş ve polis müdürüne de mutasarrıf denilmiştir.
Aynı yılda ve ayrıca, zaptiye nezaretine bağlı bir baştabibin
başkanlığında da bir sağlık dairesi, 1898 yılında da
İstanbul'da bir sivil polis teşkilatı kurulmuştur.
Taşra teşkilatı, başlangıçta 15 ilde kurulmuş ve her
il polis dairesinin başına bir serkomiser verilmiştir.
Zaptiye nezaretinin sonu olan 1909 yılına doğru illerin
çoğunda polis teşkilatı kurulmuş, bazılarını polis müdürü
bazılarını da serkomiserler yönetmiºlerdir. 1881 yılında
fiilen kurulmuş olan Polis Teşkilatı'nın görev ve yetkilerini
belirleyen ilk hukuksal metin 6 Aralık 1896 da yayınlanmıştır.
Bundan sonra 19 Nisan 1907 tarihinde ilk Polis Nizamnamesi
yayınlanmıştır. Polis örgütünün ihtiyaçlarını her bakımdan
yeterli bir biçimde karşılayan ve 167 maddeden oluşan
bu nizamnamenin en belirgin özelliği, içerdiği hükümlerin
yabancı etkiler altında kalınmadan hazırlanmasıdır.
Daha önce, gerek tanzimat ve gerekse Abdülhamit döneminde
yayınlanmış olan metinlerin çoğu, yabancıları tatmin
etmek için, yabancı devletlerin yasalarından aktarılmış
hükümleri kapsamaktaydı. Bu nizamnamenin ikinci belirgin
özelliği uzun süre başarı ile uygulanmış olmasıdır.
Sözkonusu nizamnane, polisin idari, adli, siyasi görevlerini,
merkez ve taşra kuruluşlarını hiyerarşi, polisin Asakir-i
Nizamiye ve jandarma ile ilişkileri, polisin yetkileri,
izinde iken polisin görev ve yetkileri, polis müfettişlerinin
görevleri, polis meclisinin görevleri, polisin seçim
ve tayin usulü, polisin cezalandırılması, yargılanması,
polisin ödenekleri ve benzeri hususları kapsamaktaydı.
Aynı nizamnameye göre polisler, serkomiser, ikinci komiser,
üçüncü komiser, komiser muavini ve polis memuru olmak
üzere 5 sınıfa ayrılmaktaydı.
Geri Dön
|